BAHÇE

bu bahçeye girince yaşlanıyor insan
erguvanı morartan rüzgârı beyaz atın
ağaç kabuklarında kaynayan karıncalar
mermere kazılan harften sıçrayan yağmur
yüzleşiyor arkasından konuşan sonbaharla
bu bahçeye girince eteğimden bir peri
sürüklüyor mahşere dilsizliğin tahtını
dağlanan susuzluktan gövdemi nehre gömüp
çelenkler taktığını nilüferden başıma
ilan ediyor yeri bilinmeyen sandıktan
bu bahçeye girince güller yerin dibinde
kızarıyor örsünde can çekişen nalları
nerede birkaç adım birkaç adam seğirtse
yüklerinin altında çürüyen omuzları
gözlerinden anlarım kaçmak isterler ordan
yaşlanıyor insan bu bahçeye girince
geri dönmek güneşe kar tutmadan gökyüzü
erguvan lekeleri düşmeden başaklara
örüyor beyaz kollar lahitlerden fışkırıp
uzayan saçlarımı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alakalılar

SABIKA KAYDI

düzenli öğrenciyimher şey düzenli o cana yakın karanlıkben de burs alıyorum gökdelenlerden loş alışverişleri üniversitelilerinkampüsler müthiş dişigür porsuğun…