Ben halkım, kalabalıklar, yığınlar, ayaktakımı.
Bilir misin, dünyanın bütün büyük işlerini
benim yaptığımı?
İşçiyim ben, mucidim, dünyanın yiyeceği dünyanın giyeceği
benim elimden çıkar.
Benim, tarihe tanıklık eden seyirci. Napolyonlar
benden çıkar ve Lincolnler. Ölürler. Ve sonra
yeni Napolyonlar ve Lincolnler gönderirim.
Tohum veren toprağım ben, ekilip biçilecek çayır.
Feci rüzgârlar eser üstümden.
Unuturum. En iyilerim iliklerine kadar sömürülüp heba edilir.
Unuturum. Ölümden gayrı her şey gelir başıma ve
çalıştırıp durur beni; varımı yoğumu feda ederim.
Ve unuturum.
Bazen gürlerim, silkelenirim ve hatırlansın diye birkaç kızıl damla püskürürüm tarihe. Sonra unuturum.
Ben, yani Halk hatırlamayı öğrendim zaman,
Ben, yani Halk geçmişten ders aldığım zaman
ve geçen yıl beni soyanı, beni ahmak yerine koyanı
artık unutmadığım zaman, işte o zaman
dünyanın hiçbir yerinde bir konuşmacı çıkıp,
alaycı bir ses tonuyla veya küçümseyici yapmacık bir gülümsemeyle
ismimi anıp “Halk” diyemeyecek.
İşte o zaman kalabalıkların, yığınların, ayaktakımının vakti gelecek.
Related Posts
BİR GİDİMLİK YOL TARİFİ
yanlış anladınızburadan geçmeyecek şeritleryol yakın ve ileride bir sapakbu ince kavi bir serüvenbileşkesi gibi can havlininne bir davet…
UÇSUZ
bir şeyler var ortalıkta hiç durmadanboş odalarda gezinir gibi dağınıkhem de camlara konan albatroslar gibiyani bir dutun çürümesi…
TEBEDDÜL
Kader çarpınca kaza diyelim sırtüstü kalmış anlamaİki boğumun birinde yol bitti boğum biter mi yoldaKolaysa taşır kalbimi senden…
ŞEHİRDEKİ SON AĞAÇ
sizi seviyorum bayan Zdenizdeki cesetle, yüzen adam aynı kıyıya çıkıyor bakınne zaman namaz kılsak sizinlehiç girmediğimiz sokaklarda dolaşmıyor…