yanlış anladınız
buradan geçmeyecek şeritler
yol yakın ve ileride bir sapak
bu ince kavi bir serüven
bileşkesi gibi can havlinin
ne bir davet aldınız
ne de yol üzerinde dönüyor dünya
hayır onu demedim
ikrar vermedim bir kinaye / ama her neyse
elsiz dilsiz bir cüsse ile sizi kandıramaz
bir yol ısmarlayamaz şimdi ölüduyular
ve olur biter ve başlar yeniden ve dağılır yeryüzüne yollar
neden anlamıyorsunuz buradan gitmeliyiz
bir uçurumu bile yok ve meşakkat
sarkaçların üstünde bir mekik eskiden
dokunacak kimsesi olmadan işret
tutar gün yüzüne taşırdı çocuğu
karıştırdım galiba buradan değil
yormayın kendinizi ağarır saf işaret
ve tamam sinirlenmiyorum
öyle demek istemedim
duymuyor musunuz nedamet harabî ıslıklar çalıyor
mühendisler çıkmaz bir mevsime uğradı
hendese için vakit yok
acımın üstünde felaket tacirleri oturuyor
nereye geldik ki yok artık levhalar
hatırlıyorum ve beynim sancıyor
bana saraylar yapmıştı bir mimar
ben bir odayı çok gördüm ona
inanmıyor musunuz
eskiden olsa yürüyebilirdim
büyüdüm ve ayaklarım benden sonra geliyor
aynı dili de konuşmuyoruz galiba
bir yolu varsa anlaşmanın
size açık olsun