BİR NAATIN KIYISINDA

acemi şairim gökdelenin elli ikinci katında göğe bakmak zor gelir
bedevi değilim güneşi sırtlanamam bana farzlar da çok gelir
dudaklarım titriyor zemheride gül ararken dua ediyor değilim
hem dualar ankâdır hangi dudağa konacağını bilir
buzdağları yüzen denizlerde benim avuçlarımın işi ne
söz avcısı kızıl mızrağını saplıyor paslı gövdeme
medet diye haykıracağım lakin medet ne demek
sözlüğü çekene kadar raftan sözlerimi yosunlar çevirir
boğulmuş kelimelerle seni nasıl anayım bir soluk medet
yüzlerim çıkarmakla bitmiyor bir insan yüzü medet
elbisem yamalı değil kalbimde binlerce çaput dalgalanıyor
kralım tebam yok tebayım sultanımı kaybettim bir sultan medet
medet ki ille de bir şey söyleyeceksem doğruyu söyleyeyim
karşımda titreyenleri teskin edeyim ben kral değilim titreme!

acemi şairim gökdelenin elli ikinci katında göğe bakmak zor gelir
Revâha’nın oğlunun gözyaşları sığmaz göz çukurlarıma çok gelir
Sâbit’in oğlu Hassan söndürürken cehennemi mısralarıyla
cennet ağaçlarıyla tutuşturmak kendi cehennemimi nedir
Ömer görse sus derdi senin kelimelerinde is var huzura çıkamaz
deryalar taşımadan batık ırmaklar giymeden çıplak
Malik’in oğlu Kaab’ı bahar aldatmıştı senin baharın nerede
dilsiz alfabesiyle çığrıştı akvaryum sesinden kurtul
Ebu Lübabe’nin nefesiyle bağla kelimelerini direğe

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alakalılar

Serin Ağ

çocuk kısmı söyleyemez ne sıcaktır günne sıcaktır yaz gülünün kokususiyahın akşam göğü nasıl kararttığınıheybetli askerlerin davullarla nasıl yaklaştığını…