seni kime sorduysam karanlıktandır dedi
beşikleri durdurdum Kabil çocuklarla ağlayıp
uzun söndüm elmalar sayıldı
korkuttu yeryüzünü yapraklar düşerken dalından
gülün kalbine döndükçe sakinleşen dünya
bekledim Kabil
gecikmeyen bir merhametti akşam
erken dönen çocuk
yayılmayan buğu
oluşmayan kuyruk
fırıncılar mı üşüdü yoksa kandiller mi soğuk
güneşin altındayız Kabil
orucun karnında
elle seçiliyor artık
tok kalınacak mevsimler
göründüğün gece göklerden gelecekler Kabil
sokaklar tenha olacak bir mısraya çarpacağım
tepelerin başında nehirler kısraklar anneler
kaybolanlar bekleyenler imgeler
yine mi ölsem Kabil bir dil tarif et
yine mi!
çoğalır açlık paylaşılmazsa eğer
dişlerinden çık Kabil
saati sormayı bırak
biraz dinlen
çok uzakta değil akşam