Sezai Karakoç ve Dirilten Şiir (Karabatak #65)

₺200,00

Röportaj: Yılmaz Daşcıoğlu

Kategori: Etiketler: , ,

Sezai Karakoç ve Dirilten Şiir
Ali Ural

Hızır’a sahilde randevu veren bir şair, diriltici şiiri arıyor demektir. Deniz kıyısında buluşmak istemektedir onunla çünkü deniz sonsuzluğu, su hayatı imlemektedir. Büyük bir randevudur bu. Büyük ve sürekli. Bir kere görüşmek yetmez hayır, kırk düğüm atılacaktır çözülmesin diye kutsal akit. Kırk defa Yenikapı sahiline yürüyecektir şair, kırk altın saat elde edebilmek için. Marcel Proust, “Yakalanan Zaman” romanında “Bir saat, sadece bir saat değildir, kokularla, seslerle, projelerle ve iklimlerle dolu bir kaptır. Gerçeklik dediğimiz şey, bizi aynı anda sarmalayan bu izlenimlerle hatıralar arasındaki bağlantıdır,” derken acaba sanatın yeryüzü bütünlüğü içinde “Hızır’la Kırk Saat” şiirinin oluşumuna dair bir ipucu mu veriyordu bize.

Mıknatısın yanında duran demir, mıknatıs gücü kazanır. Şiirin dirilişini insanlığın dirilişinde gören bir şairin hayalde dahi olsa Hızır’la bir araya gelmesi, ondan ödünç aldığı bir kâse âbıhayatla Tanrı’nın çölleşmiş/çölleştirilmiş beldelerine yolculuk yapması arayış kurgusunun ne müstesna bir örneğidir. Bu öyle bir seferdir ki insanlık tarihinin bütün diriltici anları eşlik eder ona. Peygamberler ve veliler bir görünüp bir kaybolurlar yolcunun yanında. İslam coğrafyaları sahnenin değişen dekorlarıdır sürekli. Böyle bir fonda şiirin karabuğdaylarını âbıhayatla çimlendirmektedir şair. Hızır değilse de Hızırlaşmıştır mesafeler aşabilmek için. Hızır değilse de Hızırlaşmıştır kelimeleri. “Dudaklarından buğdaylar dökülüyor/ Düşer düşmez çimlenen buğdaylar/ Bire on değil/ Yüz değil bire/ Birdenbire, birden bine/ Çıldırtan sahraları,” mısralarımdaki şairdir o.

Sezai Karakoç’un aramızdan ayrılışının üzerinden bir yıl geçti, derken kalemimiz tökezliyor. Sahi aramızdan ayrıldı mı o? Aramızda değilse de biz onun çöllerden buğday başakları gibi fışkıran şiirlerinin arasındayız. Şiirlerinin bayraktarlığını yaptığı diriliş düşüncesinin yanında. Şiiri, diriltici bir sur sesine dönüştürdü Karakoç. Bu çabasını yalnız mısralarında değil, bütün metinlerinde görmek mümkün. Ona göre, şairin bir görevi vardır. Tanrı’yı bütün insan kardeşleri adına o yüceltecektir. Sözün ağırlığı onun omuzlarına yüklenmiştir.

Karabatak’ın 65. Sayısında dosya konumuz, “Sezai Karakoç ve Dirilten Şiir”. Borcumuzu ödemek için değil, ödenemez borcumuzu hatırlamak için yaptık bu dosyayı. Hasan Akay, Yılmaz Daşçıoğlu, Mustafa Özçelik, Celal Fedai, Sevde Merve Eryılmaz, Hüseyin Akın, Ertuğrul Aydın, Ercan Yılmaz, Jale Nur Turgut, Oğuz Şenses, Vahdettin Oktay Beyazlı, Gökhan Ergür, Yüksel Kanar, Ömer Yalçınova, Ahmet Akarsu, Muhammed Enis Özel, Eray Sarıçam, Serhat Demirel, Meryem Kılıç, Ünal Çelik, Ali K. Metin, Ali Seyyah ve İsmail Aydın bu büyük hatırlayışta yerlerini aldılar.

65. sayımızın röportaj konuğu: Yılmaz Daşçıoğlu. Serhat Demirel’in sorularını cevaplayan Daşçıoğlu, “İnsan varsa şiir var olacaktır,” diyerek şiirin ebedî ve ezelî varlığına işaret ediyor. Projektör sayfamızın konuğu Güldane Ersoy. “Gerçeğin sanalı, kahramanlığın yapayı; işte önümüze sunulan gelecek,” diyen Ersoy, projektörü sahte kahramanlardan gerçek kahramanlar üzerine çeviriyor.

Karabatak dergisi düşünce dünyamızda ağırlığı olan isimlerle yol almaya devam ediyor. Ömer Lekesiz, insanlar ölür ama hayat ve eser devam eder, diyerek öykücülüğünü mit, efsane, tarih, medeniyet, kültür temelleri üzerine kuran Yücel Balku’yu hatırlatıyor okura. D. Mehmet Doğan, dilimiz gibi büyük bir medeniyet mirası olan musikimizin karşılaştığı yokuşlara tutuyor büyütecini. Hasan Akay “Sıfır Noktasındaki Birlik” denemesinde kavramların insanların anlam dünyalarındaki farklılıklarına dikkat çekiyor. Hüseyin Yorulmaz, Orhan Okay’ın 5. ölüm yıldönümü münasebetiyle “Edebiyatımızın Çelebi Hocası Orhan Okay” başlıklı çalışmasının ilk bölümünün özetini paylaşıyor bizimle.

Ve Karabatak şiir ve öykü kanatlarıyla bir kez daha çıkıyor sulardan.

Karabatak Dergisi’nin 1 (Bir) yıllık aboneliğini kapsamaktadır.

Bu adresten erişebilirsiniz: https://karabatak.org/abone

Karabatak, iki ayda bir çıkmaktadır. Yıllık aboneliği satın aldığınız ayla birlikte, toplam 6 adet Karabatak dergisi, yayınlandıkça size kargolanacaktır.

Kargo ücretsizdir.

Ayrıca önceki sayılardan üç sayı hediye.

Google Play mağazalarındaki Karabatak e-dergileri için tıklayınız: https://play.google.com/store/books/author?id=karabatak.org

iPhone kullanıcıları, uygulama mağazasından (App Store) Google Play Books ( https://apps.apple.com/us/app/google-play-books/id400989007 ) uygulamasını kurmalıdır. Google Play Books uygulaması içerisinde “Karabatak” diye aratarak e-dergiye erişebilirsiniz.

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“Sezai Karakoç ve Dirilten Şiir (Karabatak #65)” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir