bilek güreşi yaparken ağaçlar çatırdıyor orman
siyah kıvılcımlar sıçrıyor kaldırımlara bilekler tutuşuyor
saatsiz bilekler çatırdıyor düşecek üstümüze
kalın dudakları zamana sarkan masklar
bir gülse bembeyaz dişlerinde akrepler yürüyecek
yerinde say birden on ikiye say yerinde duranları vuruyor
hacım sokak başlarındaki bu zebaniler de ne
öldürdüğün her akrep için kurban keseceksin yağma yok
dökülünce karanlığa bir avuç kesme şeker
bu saatler yalnız gece işliyor
takvim tanrısı yutuyor rakamları gün çekilince
gece yaratıldılar her azaları tam boynunu tuttular yaşıyor
saat kokusu bu asıldıkça dizginlere yaşıyor rüzgâra bırak
pazarlıksız aksın caddelerde zembereklerin zehri
devir astapadayı zıplasın tavlalarda atların hesapsız
kekeme bir aydınlık düşürmeden kadranına fecir
saat kokladıkça dönen gözlerinden korkma vuracak
bileğine ay dövmesi bileğine ay dövmesi ay
kapkara bir ay dövmesi bembeyaz bileğine
kraterler çizecek hangi atlasa baksan kir götürmüyor
zenciler saat farkıyla önde