çocuk kısmı söyleyemez ne sıcaktır gün
ne sıcaktır yaz gülünün kokusu
siyahın akşam göğü nasıl kararttığını
heybetli askerlerin davullarla nasıl yaklaştığını
bizim sesimiz var oysa kızgın günü korkutacak
ve gülün o acımasız kokusunu sersemletecek
üstümüze çöken geceyi uzaklara heceleriz
askerleri ve korkuyu da aynen böyle def ederiz
lisandan serin bir ağ her yanımıza dolanmış
uzak durun ifrat ve tefritten:
deniz yeşili büyürüz ve soğuk soğuk ölürüz
tuzlu ve geveze bir halde
kaybederse dillerimiz vakarı daha ölmeden
düğmelerini açıp da soyunursak lisandan
kötü bakışlarıyla yüzleşeceğiz
o çocukların anlatamadığı günlerinin
güllerin, simsiyah göğün ve davulların
çıldıracağız ve öylece ölüp gideceğiz
…