Kader çarpınca kaza diyelim sırtüstü kalmış anlama
İki boğumun birinde yol bitti boğum biter mi yolda
Kolaysa taşır kalbimi senden zorsa sadrımı yarıp git
Esne ve gevşe diyor bir ses aldırmıyor hiçbir boğuma
Önce rüyası görülür de hayra yorulur sonra mana.
Issızlık terk-i dünya değildir cismim külçe içinde
Fanus şeffaf içinde dışında kartallar zincir elinde
Şahlanırken biz kaldık sımsıkı kaldık pençesinde
İki deniz arasından geçen menfezi teyelliyor rüzgâr
Demir alıyor tüm gemiler limandan kara haber var.
Ayık ağaçların dermanından nasibimiz olsun diyorum
Takılıp onların ardına gerçeği bekleyelim mektum
Nasıl olsa kanadı tırnak çekildi akşam gitti huzur
Bir başına kalan kimden korkar etrafında kim ki var
İçinde taşıdığında ne varsa korktuğunda ondan korkar.
Sütten kesilmiş çocuk ağlıyorsa kesilsin sütten
Pamuk iplik elinde gezer durur her köşede bir Hızır
Dikecek gibi kopan kelimelerin anlamını şiire
Etten kesilmiş kemik düşüyorsa yıkılsın lütfen
Uzun gelecek hayat geçmeyecekse iplik iğneden.
Keskin sesten zarar gelmez diyor sesten kesilen
Bariton ve çok kanatlı dirençli ve çok mu kaygılı
Hangi acem udu o tınısı nerde sehvi kalem yazar mı
Sözden kesilen ses daha mağrur duruyor gittiği yerde
Neşvesine bürünmüş çiçeğin anlamını saklıyor perde.
Gerdi üstümüze gevşek bulutları bıraktı ağırlığını
Derdine derman aramayan açık seçik konuşur dedi
Şivesinden anladım yeni bir lisanın eteğinden düşüyor
İhtimal o ki sır kalmayınca gerilen perde eriyecek
İhtimal o ki derdine derman arayan yeni bir dil öğrenecek.
Büyük Saat’te değil bozulan saatlerin ayarında bekle
Ehil görmediysen tamire eğilirken göreyim şu kalbin
Yetmez oluşunu kapılarından kirli kanların tezkiyesini
Ağır baş yorgun gözler sabitkadem ve sağır iptila
Tebeddül hazinedir koşmadan yorulan fakir kula.
İşte böyle kazadır kaderin galip kıldığı müsekkin ecza
Mektumun bağrına asılan lisanın damağında burulan şifa
Yorgun giren şiire tedirgin mağlup ama mağrur çıkan
Demidir zarfların kadrine eğilsin kuşlar eğilsin kuşlar
Dili tutulan taşlarının künhüne varsın şu yaşlı duvar.