“Mary’nin bir kuzusu var
Mary’nin kuzusu
tüyleri bembeyaz”
kulakları geceye kalkan bu sırtlan
bu derin göz çukurları
sarı otları büyütüyor durmadan
bu birlikte harlanan ses
kürekleri çekmekten kolları uzayan çocuklar söylüyor
“Mary’nin bir kuzusu var
Mary’nin kuzusu
tüyleri bembeyaz”
bütün tanelerini yuvarlıyorum üzümlerin
dallara ölü baykuşları bağlayan benim
rabbimiz! ateşi düğümleyen
yolumuzu bir panayıra düşür
rabbimiz! ateşi çözen
yolumuzu şehre düşür
boş yere yakarıp duruyorlar
her gün bir ihtiyarın taşlandığını görüyorum
her gün sabahı ve akşamı
her gün inanmıyorlar bana
her gün tüyleri bembeyaz bir çatıyı onarıyorum
benim de payım var bu serenatta
beni de kabul edin
rabbinizin yüzü yumuşak
oyulmamış vadileri var nasılsa
kürekleri var
çocukları var
şarkıları var